Osvaldo Fresedo (1897-1984) varlıklı bir ailede doğdu ve erken yaşta annesinden müzik öğrenmeye başladı ve bandoneon’a yöneldi. Orkestrasyonda kalsik enstrümanları kullanması ve erken dönemlerde melodik, romantik, bütünsel ve yavaş tarzını ortaya koyması ile Guardia Nueva (1925-1935) döneminin önünü açtı ve Julio De Caro ile birlikte Tango’da “Yenilikçi” oldular. Ama özgünlüğü ve onun tarzını adapte edenlerin de Tango’da ağırlığı olan müzisyenler olması Fresedo’yu hem Yenilikçiler’in içinde hem de ayrı bir ekol olarak sınıflamamıza neden oluyor. Guardia Nueva’dan sonra dahi stilini çok değiştirmedi, Tango’nun hızlanmasına kendini kaptırmadı ve ölçü içindeki 3. vuruşun vurgusunu korudu. Bu nedenle Fresedo’da ve onu takip eden Melodik tango orkestralarında rahat bir şekilde dans etmek her zaman mümkün olmuştur. Orkestra bütünlüğünü kaybetmez, bireysel enstrümanlar ani çıkışlar, beklenmedik sürprizler yapmazlar. Fresedo kendisi bandoneoncu olmasına rağmen kemanları orkestrada öne aldı ve yaylılara ağırlık verdi. Harp ve Vibrafon’u da ilerleyen yıllarda orkestrasına kattı. Orkestrası daha kalabalık ve pahalıydı, bu yüzden de konserlerine gidemeyenler oluyordu.

Şimdi sırası ile büyük “Melodikler”den örnekler dinleyelim. Osvaldo Fresedo’dan “El Once”nin 1927 kaydı. Guardia Nueva’da yapılmasına karşın ileri düzey Minör-Majör geçişlerindeki yumuşaklığa ve kemanın ne kadar titiz ve yumuşak kullanıldığına, yürüyüş ritminin hiç bozulmadığına dikkat edin.

Osvaldo Fresedo’nun 1934’te yorumladığı “Tigre Viejo” eşliğinde Maria Filali ve Gianpiero Galdi’nin 2017’deki performansları.

Fresedo’nun 1952’de yorumladığı “Pero yo se” eşliğinde Lucian Stan ve Monica Sur 2013’te Romanya’da dans ediyorlar.

Fresedo’nun en yakın takipçisi ve daima onunla birlikte anılan diğer büyük besteci ve “Melodik” ise Carlos Di Sarli’dir. (1903-1960) Di Sarli’nin 1944’te kaydettiği, seslendirmesini Alberto Podesta’nın yaptığı “Nada” eşliğinde Michelle ve Joachim’in 2013’te Almanya’daki performansları. Yaylıların birlikte yumuşak melodikliğine ve piyanonun çok ön plana çıkmadan renk katmasına dikkat edin.

Miguel Calo (1907-1972) Fresedo’dan da Di Sarli’den de çok etkilenmişti ve ilk dönem parçalarının çoğunda büyük benzerlikler görülür. Calo’nun bir diğer önemli özelliği ise orkestrası içindeki birçok müzisyenin sonradan kendi orkestralarını kuracak yetkinliğe erişmeleri olmuştur. Maderna, Francini, Pontier, D. Federico birlikte Calo orkestrasında çaldıklarında “La Orquesta de las Estrellas” (Yıldızlar Orkestrası) olarak anılıyorlardı. Calo’nun 1942’de kaydettiği Raul Beron’un seslendirdiği “Al Compas Del Corazon”da Junior Cervila ve Natalia Royo’nun 2013’te New York’taki performansları.

Lucio Demare’nin (1906-1974) 1944’te kaydettiği, seslendirmesini Horacio Quintana’nın yaptığı “Solamente Ella” eşliğinde Michelle ve Joachim’in 2011’de İsviçre’deki performansları.

Demare’yi de romantik parçalarının çokluğundan dolayı Fresedo’ya yakın görsek de, hatta Fresedo öncesi Romantiklerden (Cobian ve Delfino) etkilendiği bilinse de dinamik ve yenilikçi özellikte çok sayıda kaydı da bulunuyor ve şüphesiz “De Caro” etkisi de yüksek. En önemli örnek 1942’de kaydettiği “No Te Apures Cara Blanca” Juan Carlos Miranda tarafından seslendiriliyor. Ritmin orjinalliğine, iniş çıkışına dikkat etmelisiniz. Murat Erdemsel ve Sigrid Van Tilbeurgh’un 2015’te Fransa’daki performansları.

Alfredo De Angelis (1910-1992) müzikal düzenlemelere ve vokallere çok önem verdi. Kendi orkestrasını Geç Golden Age’de, Tango’nun en güçlü dönemlerinde kurdu. Bir miktar diğer büyük orkestra şeflerinin gölgesinde kaldığı, onlar kadar popüler olmadığı bilinir, ama ürettiği müziğin kalitesi oldukça yüksek. Güçlü bir dans ritmini korumakla beraber duygusal ve melodik yapıyor düzenlemelerini, enstrümanların düzenleme içindeki ağırlıklarını da dengeli dağıtıyor.

De Angelis Orkestrası’nın 1959’da kaydettiği “Entre Tu Amor y Mi Amor”u Juan Carlos Godoy seslendiriyor, Fernanda Gross ve Alejandro Ferreyra 2016’da İngiltere’de Cheltenham’da dans ediyorlar.

Florindo Sassone (1912-1982) Fresedo Orkestrası’ndan 1935’te ayrıldı ve kendi orkestrası ile ilk performansını 1935’te yapmtı. 1940 ile 1946 arasında müziğe ara verip başka işler yaptı ve sonrasında daha yeni müzisyenlerle müziğe döndü. 1968’de kaydettiği “Pescadores De Perlas” eşliğinde Clarisa Aragon ve Jonathan Saavedra’nın 2018’de San Francisco’daki performansları. Fresedo gibi Sassone da Harp kullanıyor bu dönem şarkılarında.

Fulvio Salamanca (1921-1999) çok erken yaşlarda müziğe başlamış başarılı bir piyanistti. 1940’ta Juan D’Arienzo tarafından farkedildi ve D’Arienzo orkestrasında 17 yıl boyunca piyano çaldı, 380 kayıtta yer aldı. Golden Age’den çok sonra, Geçiş Dönemi’nde 1957’de kendi orkestrasını kurabildi. Ancak yaptığı düzenlemeler, yaylıları kullanma biçimi, müzikal cümlelerin yumuşaklığı, uzunluğu, telaşsızlığı, piyanonun cümleler arasındaki geçişleri Romantik, Melodik formları çağrıştırıyordu. D’Arienzo ile neredeyse çalışmamış gibiydi. 1957’de kaydettiği “Adios Corazon” Armando Guerrico tarafından seslendirildi. Maria Vasileva Marinova ve Maxim Gerasimov’un 2017’de İstanbul’daki performanslarını izliyoruz.

Fresedo Ekolünün ve Melodiklerin karakteristiklerini yansıtmaya çalıştık. Tabi sıklıkla Lucio Demare’de olduğu gibi farklı dönemlerinde hatta ve hatta benzer dönemlerde farklı ekolleri deneyen ya da birlikte harmanlayan müzisyenlere rastlamak mümkün olabiliyor. Her performansı ayrı dinlemek gerekebiliyor. Canaro, De Caro ve Fresedo olarak her üç ekolü de birlikte deneyimlemeye çalıştık.

Kategoriler: Genel

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir