Tango müziğinde kişisel tercihim Julio De Caro okulu. Müzik zevki açısından da, yetiştirdiği müzisyenlerin yaşama bakışları açısından da De Caro okulundan/ekolünden yanayım. Anibal Troilo, Osvaldo Pugliese ve Astor Piazzolla bu ekolden yetişen başlıca büyükler. Di Sarli melodik akımın öncüsü, başlarda Fresedo ekolünden etkilenmiş belki ama kendisi başlıbaşına bir ekol. Tabi ki De Caro ve Di Sarli’nin yakın takipçileri Calo, Laurenz, Demare, De Angelis, muazzam eserleri var. Canaro ve Lomuto’daki sadelik ve rahat dans edilebilirlik de çok güzel. D’Arienzo ve Biagi tangosunun ritmi baskın, enerjisi kuvvetli; bundan dolayı da sıkça melodiyi geride bırakan tarzlarını çok sevemiyorum. Tango ruhu için sert bence. Güzel üretimleri de olmakla birlikte tercih sıralamasında önceliklilerden değiller. Yine de D’Arienzosuz geçen bir Milongayı çokları hayal bile edemiyor, D’Arienzo’ya haksızlık edildiğini düşünüyor.

Julio de Caro’nun 1927 kayıtlı kendi bestesi Tierra Querida, Golden Age’den önceki en önemli kompozisyonlardan.

88’de Astor Piazzolla’yı ve Di Sarli’yi ilk defa karma bir kasette dinlemiştim ve hemen bir kopyasını aldım. O zamana kadar Tango hakkındaki bildiklerim “Papatya gibisin” ve “Sevdim bir genç kadını” şarkılarından ibaretti ve bu kasetteki şarkılarla yakın düşünmemiştim bile. Piazzolla’dan “Sur” çıktığı zaman da en çok dinlediğim albüm oluverdi. Solanas’ın filminin soundtrackiydi bu albüm. Bugün belki bu yüzden De Caro’ya yakınım. Müziğe ve müzik hakkındaki bilgilere erişim çok zordu o zamanlar. Internet ve dijital sistemler yoktu. Pasajların izbe köşelerinde kasetçilerin koleksiyonlarını tarar ve karma kaset yaptırır, birbirimizle kaset alışverişi yapardık. Kasetçaların ileri-geri tuşu bozulunca, kaset sarınca ya da pil bittiği zaman çıldırırdık. Müziği saklayabilmek ve dinleyebilmek bizim için çok değerliydi.

“Sur” (Güney) 1948 Anibal Troilo bestesi, sözlerini de Homero Manzi yazmış. 1989’da soundtrackini Astor Piazzolla’nın yaptığı filmden. Aşağıdaki kayıt bu filmden, vokalde Roberto Goyeneche var ve Bandoneoncu Nestor Marconi quarteti ile çalıyor. Bu iki tarih arasında (1927-1989) neler olmadı ki? En bildiğimiz ve sevdiğimiz dönemler, tarzlar, ekoller, etkileşimler ve askeri müdahaleler…

Sosyal danstaki tercihim de Villa Urquiza stili ve bu stili temsil eden El Chino ve El Turco, bu yüzden de onlar hakkındaki bilgileri aktarırken daha istekliyim ve kendimi rahat hissediyordum. Belki de yaşım ilerledikçe daha yavaş bir adam oldum ve bu tarza daha yakın hissettim. Ya da Villa Urquiza stilinin ortaya çıkmasını De Caro ekolünden gelenlerin ve melodik tangocuların ürettiği müziğe borçlu olduğumuz için bu yakınlık ya da uyum kendiliğinden var.

Caminito’da çok haklı olarak Javier Rodriguez etkisi fazla ve gözlemlediğim kadarı ile birkaç stili birbiri ile birleştirmeyi ve oldukça başarılı performanslar yapmayı başarabilmiş Rodriguez. Villa Urquiza’nın gerektirdiği rahatlık, yumuşak tutuş, aksları ayrı tutmayı da yapıyor, şarkının ruhuna göre Milonguero stiline geçip daha dinamikleşebiliyor, hızlanıyor, doublelar yapıyor ve gösteri performansı gerektirdiği için bolca boleolar, uzun sacadalar, geniş calesitalar, şık corteler ve quebradalar katabiliyor dansına, şarkıları korkusuzca dramatik biçimlerde yorumladığı da oluyor. Farklı tarzlar arasında hızlı geçişler yapıyor. Dik duruşunu hiç kaybetmiyor, bununla birlikte dilediği zaman dikey boyutu kullanabiliyor, ritimle ve vurgularla alçalıp yükseliyor. Kimi zaman da büyük adım atmadan önce minik minik adımlarla da partnerine yaklaşıp uzaklaşıyor. Parça seçiminde Golden Age’in birkaç yıl ilerisine kadar gidiyor ama daha ötesine değil; tango ekolleri arasındaki tercihi gözlemlenemiyor, tüm ekollerde performansları var. Nuevo Tango ve modern orkestra tercih etmiyor.  Nuevocuların sıkça kullandıkları Volcadaları, Colgadaları, Soltadoları, Cosidaları, Leg Wrapleri kullanmıyor. Kıyafet seçimi de her zaman şık, takım elbise. Müzikalitesi, yani müziği cümleler halinde okuyup yorumlaması başarılı, vurguları yerli yerinde ve gereken şiddette ve renkte. Başlangıç ve bitişleri de başarılı, müzikle bağını hiç koparmıyor ve yanlışa düşmüyor. Kısacası Rodriguez gösteriye tadında uyarlanmış, dozu kaçırılmamış başarılı bir Tango De Salon Maestrosu. Tango De Salon yapıyorsak Javier Rodriguez en çok izlememiz gereken Maestroların ve örnek almamız gereken isimlerin başında geliyor. Villa Urquiza Tango de Salon’un altında mı sınıflanıyor, ayrı mı? Bu da tartışmalı. El Chino’ya göre “ritmik, şık, sade, figürsüz, süslemesiz”. Neredeyse Villa Urquiza ile aynı tarifi yapıyor. Ama izlediğimiz birçok Villa Urquiza dansçısının da bunların dışına çıktıklarını görüyoruz. Gösteriye kalkıştıklarında başkalaşıyorlar. Birçokları da “Tango de Salon”u üst ve kapsayıcı kategori gibi tarif ediyor. Kaynaklar ve fikirler o kadar da uyum halinde değil. Genellikle bu tartışmaların sonunda gelinen noktada herkes “kendi dansına baksın, kaç insan varsa o kadar da dans ekolü var!” gibi boşa çıkabiliyor.

Şimdi Rodriguez’in farklı orkestralarda farklı partnerleri ile yaptığı birkaç performansını izleyelim. Rodriguez ilk olarak Geraldine Rojas ile ünlendi, daha sonra Andrea Misse, Stella Misse, Fatima Vitale, Moira Castellano gibi önemli isimlerle dans etti.

Geraldine Rojas ile Osvaldo Pugliese’nin 1959 kayıtlı“Gallo Ciego”sundaki dansı, dansın tarihini bilmiyorum, videonun yüklendiği tarih yanıltıcı görünüyor. “La Yumba”daki dansını hatırlarsanız metal sesine benzer vurgularda çekiç görünümünde sert boleoları ile Pugliese’yi iyi yansıtmıştı, aynısı burada da var. Dramatik iniş çıkışları olan bir parça.

Geraldine Rojas ile 2012’de Francisco Canaro’nun 1935 kayıtlı “Poema”sında. Vokalde Roberto Maida var.

Andrea Misse ile 2008’de İstanbul’da Carlos Di Sarli’nin 1940 kayıtlı “La Trilla”sında. Di Sarli’nin erken Golden Age’de yaptığı tangonun hızlı dönemine gelen, D’Arienzo’nun tesiri altındaki enerjisi yüksek parçalarından. Javier’in partneri Andrea Misse 2012 yılında trafik kazasında vefat etti. Kardeşleri Gabriel Misse ve Stella Misse de önemli dansçılar.

Javier Rodriguez Andrea Misse ile Carlos Di Sarli’nin 1952 kayıtlı “Champagne Tango”sunda. Geç Golden Age ve “Melodik” tarzı ile Di Sarli’yi tam olarak yansıtıyor. Kemanlar yumuşakça uzuyor, piyano tango ritmini yumuşak bir armoni ile destekliyor.

Andrea Misse ile 2010’da Osvaldo Fresedo’nun 1934 kayıtlı “Tigre Viejo”sunda.

Stella Misse ile 2009’da Juan D’Arienzo’nun 1941 kayıtlı Infamia’sında, vokalte Hector Maure var. Ritmik ve hızlı, buna rağmen de oldukça yumuşak ve rahat.

Stella Misse ile 2009 yılında Floransa’da Alfredo De Angelis’in 1953 kayıtlı “Como nos cambia la vida”sında. Melodik ve romantik.

Fatima Vitale ile 2019 yılında İtalya’da Reggio Calabria’da Anibal Troilo’nun 1943 kayıtlı “Cada Vez Que Me Recuerdes”inde. Geç Golden Age, melodik, renkli, dramatizm öncesi parçalardan. Di Sarli etkisinin hissedildiği, tangonun erken Golden Age’e göre yavaşladığı yıllar.

Fatima Vitale ile 2017’de Napoli’de Julio De Caro’nun 1938 kayıtlı Milongası “Saca Chispas”ında.

Moira Castellano ile 2016 yılında Fransa’da Alfredo De Angelis’in 1947 kayıtlı valsi “Flores Del Alma”sında.

Moira Castellano ile 2016 yılında İstanbul’da Çırağan Sarayı’nda, Osvaldo Pugliese’nin 1952 tarihli “La Tupungatina”sında. Zambadan tangolaştırılmış ve enstrümantalleştirilmiş, “La Yumba” stilindeki parçalardan.


0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir